UA-54830864-1

Ana Sayfa  |  Biz Kimiz  |  Reklam  |  Yayın Akışı  |  Üye Giriş / Kayıt  |  İletişim  

Çocukluk
Mustafa Kazan
[email protected]
.

Çocukluğumda  babam ve arkadaşlarının sohbetlerine sık sık katılır ve onları dikkatle dinlerdim. Sohbet konuları çoğunlukla konu komşudan eşe dosta, dönemin ticaret hayatından sosyal faaliyetlere uzanır ama genelde insan odaklı olurdu. Çok şey öğrendim o günler.

 

Yine o konuşmalardan ilk duyduğumda anlayamadığım iki kelime çok ilgimi çekmiş ve aklıma takılmıştı. İnsan sarrafı... Daha sonra öğrendim ki, bir sarrafın saf altın ile sahte altın ayırımını yaptığuı gibi, doğru insan ile yanlışını bir bakışta tanıyabilmekmiş.

Yıllar içerisinde, sarraf olmak kadar değilse de insanı gerçekten tanımanın, derinine inebilmenin kıstaslarını da öğrendim. Halk bilgeliğinin ortaya koyduğu kurallara göre “İnsanı tanımak” için;

*Yolculuk yapmak

*Borç vermek

*Emanet teslim etmek

*Birlikte askerlik yapmak (Erkekler için)

Gibi yaşamsal deneyler son derece önemliymiş meğer.

Bir gün babam bana, “Bak Yılmaz, hayatta başarı ve ustalaşmak insanı tanımakla olur. Bunun gerçekleşmesi için de, insanın önce kendini tanıması gerekir. Püf noktası da, insanın eksilerini ve artılarını bilmesidir. İnsan sürekli düşünüyor olmalı ve ilim, bilgi peşinde yürümelidir” demişti. Delikanlı olmanın verdiği boşvermişliği rahatlığı olsa gerek, o gün için bu sözlerin üzerinde pek durmamıştım. Ama sonraları çok iyi anladım.

Yaşadığım ya da tanığı olduğum pek çok olay babamın ne denli haklı olduğunu bana gösterdi. Özellikle “İnsan sürekli düşünmeli” sözününün üzerinde düşündükce, insan kendisi ile ilgili detayları ve işaretleri görüyor. Adeta kendini çözüyor, deşifre ediyor. O zaman karısındakini de deşifre etmek, anlamak kolaylaşıyor. Kafamda şöyle bir denklem oluştu: Kendini anladığın, tanıdığın oranda başkalarını objektif tanıyorsun ve çözüyorsun. Hayatı da anlamlandırıyorsun!.

“Hayat” insana tanınan bir süre, Allah’ın lütfudur. İlk nefes ile son nefes arasında bir yolculuk. Ya boş geçiririz ya da bir anlam katarız. Anlam katmak kendini bilmek, diğer insanları tanımak ve yaşamı hem kendine hem de başkalarına hoş kılmaktır. Bilgi, akıl ve çalışmakla taçlandırmaktır. Bir sanattır.

Ressam fırçası ile, yazar kalemi ile, yaşam ustası da uyum kültürü ve becerisi ile eser yaratır. İnsanları dinler ve anlar. Dost kazanmayı bilir ve dost olur. Yaşadığı ortama değer katar. Toplum da maddi ve manevi anlamda pozitif değer kazanır.

Herkes yaşam ustası yada iletişim ustası olamaz. Ancak çevresi ile olan ilişkilerinde, insan tiplerindeki farklılıkları tanıyarak çatışmalar yaşamaksızın daha mutlu olabilir. İnsanlar birbirlerinden çok farklıdır. Onları olduğu gibi kabul etmek her zaman kolay değildir. İlk adım, kendimizi olduğumuz gibi kabul etmektir. Eksiklerimizin ve artılarımızın bilinçli olarak farkına varmaktır. O zaman ki, başkalarına anlayış göstermek kolaylaşır.

Bizim kendimizde göremediğimiz, diğer insanları olumsuz etkileyen davranışlarımızı kontrol etmek çok önemli bir kişisel disiplindir. İnsanın diğer insanlar üzerinde az ya da çok stres yaratacak, gerilime neden olacak yönlerini durdurması, değiştirmesi, olumluya dönüştürmesi çok çok zor ama bir o kadar da mutluluk ve uyumunu sağlayan en güvenilir yöntemdir.

Aile ilişkilerinde, iş ilişkilerinde hatta toplum içindeki tüm sosyal ilişkilerde başkaları ile iyi ve uyumlu iletişim kurma becerisi, bilgi ve kültürü başarının olmazsa olmazıdır. Bu sonucun başlangıç noktası, insanın kendini ve başkalarını tanıması ile başlar. Bu tanıma insan adına bir sanattır.

03-10-2019 15:06
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları
MAKALELER YAZARLAR
DETAYLAR RESME TIKLAYINIZ
HAVA DURUMU


ISTANBUL

UA-54830864-1